Şarkıyı Baştan Çal

Ayşe Yüksek

bilirdin, ben en çok seni anlatmayı severdim
kırdığım pottun, kırıp döktüğün çocuktum
vasiyet bıraktım doğmamışlara
ölmüşlerin hayrına okudum

öyle ya, seninim
öyle ya, sigaraya başlar gibiydi zaten, sevmek!
çektiğim her nefeste biraz daha alıştım,
her nefeste biraz daha karıştım…
alıştıkça şımardım, karıştıkça çoğaldım
bir nefes daha çeksem seni boğacağımdan korktum

durmadım!
bulutları geçer gibi geçtim dağları,
güneşi yakalar gibi soludum havayı
gözlerin! çok rüzgârlıydı, bu yüzdendir ki,
seni damarlarıma kapan niyetine kurdum
vurdum! acı terbiye eder dediler eti
dudağımda kağıt kesiği yaraydın,
seninle oynayıp durdum…
oynadıkça geçmeyeceğinden korktum

biliyorum, biraz avuçlarımız kanayacak,
biraz da tabanlarımız,
fakat söylesene !
hangi devrim olmuştur ki kansız

bilirdin, ben en çok seni anlatmayı severdim
boşalan kadehimin camından kayıp,
dibe doğru tırmanırken köpük köpük hatıralar
bir kadeh daha rica ediyorum garsondan, seni!
daha fazla boşalabilir miyim diye, daha fazla boşalıp,
bir kadeh daha içebilir miyim diye
bu suça nesneler de ortak, rüzgâr da, tesadüf de
bir kibrit çaksak gökyüzü alev alacak

tarihi geçmiş iki konser bileti gibi savruldum,
insanlığa besteledim seni

bilirdin, ben en çok seni anlatmayı severdim
tıp dünyasında çalkantılı bir konuydun,
anatominin gücü yetmiyordu anlatmaya
çünkü yazılan ilk aşk şiirini heceliyordu vücudun
anlattım onlara, sonra!
karanfil diye uzattım ellerini çocuklara,
barış gelsin istedim
meydanlara indim anarşistlerle slogan attım seni

bilirdin, ben en çok seni anlatmayı severdim –de
şimdi sen ölüyorsun! aşk olsun, alacağın olsun…
oysa ben her şeyden çok,
sana anlatmayı sevmiştim seni

tuttum gözlerini gökyüzüne fırlattım
kimseler çözemedi bu bilmeceyi…

Alican Bayar

Ayşe Yüksek

(Masa Dergi 5. Sayıdan)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir