Mozart’ın Saraydan Kız Kaçırması

Mozart

İstanbul Boğaziçi’nde Selim Paşa’nın sarayının bahçesinde Belmonte dert yanmaktadır. Sevgilisi Contanze ve nedimesi Blondchen bir deniz yolculuğu sırasında korsanlar tarafından kaçırılmış, İstanbul’a getirilerek Selim Paşa’ya satılmıştır. Belmonte bunu duyar duymaz uşağı Pedrillo ile birlikte İstanbul’a gelmiştir. Paşa’nın bahçesine gizlice
girmiş ve kızları saraydan kaçırmanın yolunu düşünmektedir.

Wolfgang Amadeus Mozart’ın “Saraydan Kız Kaçırma (Die Entführung Aus Dem Serail)” operasının ilk sahnesi böyle açılır. Sahnede ilk temsili 16 Temmuz 1782 yılında Viyana’da gerçekleştirilen opera, dönemin Türkler hakkındaki piyes modasına uygun. Opera o yıllarda çok büyük başarı kazanmış fakat Mozart’a maddi anlamda bir getirisi olmamıştır. Opera bir uvertürle başlar, hızlı kısımlarda Türk marşını anımsatan tınılar vardır.

Belmonte’nin aklı sevgilisini saraydan nasıl kaçıracağındadır. Düşünerek aryasını söyler. Birden karşına iri gövdeli, koca sakallı bir adam çıkar. Bu paşanın kahyası Osman’dır. Bahçeden incir toplarken bir yandan çapkınlığı öven aryasını söylemektedir. Osman iki yabancıyı fark edince kim olduklarını sorar. Pedrillo efendisinin mimar, kendisinin bahçıvan olduğunu söyler. Sarayda çalışmak istediklerini dile getirir. Osman’la anlaşan ikili sohbete dalar, bu sırada Paşa ve Constanze yaklaşmaktadır. Osman, Belmonte ve Pedrillo’yu Paşa’ya tanıtır ve Paşa gençleri işe kabul eder.

Mozart 27 Ocak 1756 yılında Avusturya’da doğmuş. Babası Salzburg Piskoposluğu orkestrasında kemancı Leopol Mozart’tır. Mozart daha altı yaşındayken babasıyla Avrupa turnesine çıkmış ve dinleyicileri kendisine hayran bırakmış. İlk operasını on iki yaşında yazmış. İlerleyen yaşlarda Salzburg piskoposuyla anlaşamadığı için Viyana’ya gelmiş, en önemli eserlerini bu şehirde vermiş, 5 Aralık 1791’de sefalet içinde ölmüştür.

Sarayın bahçesinde Blondchen arya söylemektedir. Şarkının ortasında Osman ortaya çıkar. Osman, Constanze’nin nedimesi Blodchen’e aşıktır fakat kız onu ciddiye almamaktadır. Osman’la konuşurken Blodchen, Belmonte’nin İstanbul’a gelip sarayda işe girdiğini öğrenir. Nedimeyle Pedrillo da karşılaşınca, efendisinin burada olduğunu ve onları saraydan kaçıracaklarını söyler. Bu sırada Osman elinde bir şişe şarapla yanlarında bitiverir ve susarlar. Pedrillo Osman’a ısrar ederek bir şişe şarabı içmesini sağlar ve Osman sızar.

“Saraydan Kız Kaçırma” sahnelenmeden altı yıl önce Avusturya’da tahta İkinci Joseph çıkmıştır. İkinci Joseph müzik ve tiyatro sahasında yaptığı devrimlerle tanınacaktır. Tahta çıkmasının hemen ardından sanat eserlerinde milli karakterlerin dahil edilmesini emretmiş, bunun sonucunda Alman operaları hızla çoğalmış, dönemin Viyana’sında ünlü olan İtalyan operalarının modası sona ermiştir. Şöhreti o sıralarda duyulan Mozart, imparatordan bir beste için emir almıştır.

Osman sızınca, sevgililer için bir mani kalmamıştır. Belmonte ve Constanze buluşur, kaçmak için plan yaparlar. Fakat Belmonte şüpheye düşer. Constanze’nin Paşa’yı sevdiğinden düşünmektedir. Contanze ise sevmediğine Belmonte’yi ikna eder.

Operanın sahnelenişinin ardından Christoph Friedrich Bretzner, Leipziger Zeitung gazetesinde şöyle bir ilan yayınlamıştır: “Viyana’da Mozart isimli bir bestecinin “Belmonte und Constanze” adlı piyesimi opera şeklinde bestelediğini duydum. Durumu protesto eder, eser üzerinde hakkımı arayacağımı bildiririm. İmza: Chr. Fr. Bretzner.” Bu intihal meselesinin aslı astarı ortaya çıkmamış, aydınlanmamış bir olay olarak kalmıştır.

Gece yarısı olduğunda gençleri gemiyle kaçıracak olan Klaas ve Belmonte ortaya çıkar. Belmonte’nin kahyası Padrillo bir şarkı söyleyerek kızlara kaçmalarını haber verir. Kızlar pencerede gözükür, Belmonte merdiveni dayar, tam planlarını gerçekleşirken Osman bahçede gözükür. Her şeyi anlamış, kaçakları yakalamıştır. Belmonte ve Constanze’nin kavuşmasını engelleyecektir. Belmonte belki aklını çelerim düşüncesiyle Osman’a para vermeye kalkar ama Osman kabul etmez. Kaçakların kafalarının kesilmesini ister.

Selim Paşa olup biteni duymuştur. Mert ve asil bir adamdır. Belmonte’nin gerçekte kim olduğunu öğrenmiştir. İki sevgiliyi ayırmanın yanlış olacağını düşünür. Hikayelerini dinler, onları evlendirerek memleketlerine göndermeye karar verir. Ama kahyası Osman hiddetle bağırıp durmaktadır. Paşa onu dinlemez, sevgililer kavuşur, Yeniçeri korosu Paşa’nın büyüklüğünü över ve perde kapanır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir