Bir Küçük Kara Balık: Samed Behrengi

Küçük Kara Balık

Ben bilmek istiyorum, hayat gerçekten bir avuç yerde durmadan dönüp durmak, sonra da yaşlanıp ölüp gitmek mi yoksa bu dünyada başka türlü yaşamak da mümkün mü?

Samed BehrengiSamed Behrengi 24 Haziran 1939’da Tebriz’de beş çocuklu yoksul bir Azeri işçi ailesinin oğlu olarak dünyaya geldi. Yirmi dokuz yıllık kısa hayatında çocuk hikayeleri yazdı, halk masallarını derledi, çevirmenlik ve öğretmenlik yaptı. Tebriz’deki öğretmenlik okullarında okuduktan sonra on bir yıl boyunca İran’ın Azeri kesimini köy köy dolaşıp öğretmenlik yaptı. Bir yandan da Tebriz Edebiyat Fakültesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde gece derslerine devam etti. Azerbaycan ve İran halk edebiyatını araştırdı ve sözlü masal kültürünü yazıya aktardı. Behrengi’nin edebi çalışmalarının yanı sıra İran eğitim sistemi üzerine de incelemeleri vardı. Eğitim sisteminin aksayan yanlarını tespit ettikten sonra nasıl bir çözüm üretebileceğini bulmaya çalıştı. Bu konuda incelemeler ve makaleler yazdı. Âdîne isimli haftalık bir gazete çıkardı. Ancak gazete baskıcı yönetim yüzünde yayın hayatına devam edemedi.

70’li yılların başında devlet yönetimi Behrengi’nin hikayelerini ve masallarını yasakladı. 1979’deki devrim sonrası İran’ın kısa bir süre özgürlük dönemi geçirmesiyle kitapları basıldı, geniş kitlelerce duyuldu. Ancak yeni yönetimde Behregi’yi tehlikeli bulup tekrar onu yasaklı isimler arasına koydu. Behrengi’nin özgür düşüncesi, baskıcı düzene sahip yönetimler için bir tehdit unsuruydu. Gerek baskıcı şah dönemi gerek mollalar rejimi Behrengi’nin çocuklara aşıladığı özgürlük sevdasından, eşitlik ve kardeşlik hayallerinden korkmuştu. Behrengi hem Fars diline hem Azerbeycan Türkçesine hakimdi. Ana dilinde yazmayı tercih ediyordu. Ancak kitaplarını Azerbeycan Türkçesi ile yayımlaması yasak olduğundan Farsça yayımladı. Yasağa rağmen Azeri Halk şiirlerini derledi. Fars şairlerinin şiirlerini Azerbaycan Türkçesine çevirdi. Fakat bu iki kitabı da yasağa takıldı.

Behrengi’nin hikayelerini bir tanığın gözüyle yazar. İçinde yaşadığı dönemin siyasal, sosyal yapısını hikayelerinin içine yedirmiştir. Masallarının içinde toplumsal hakikati aktarmış ve bu hakikat karşısında çocuğa bir rehber olma rolünü üstlenmiştir. Kahramanları her zaman bulundukları olumsuz durumlardan, şartlardan sıyrılmayı bilmiş, kendi hayatlarının ve hayallerinin peşinden gidebilmiş karakterlerdir. Okuruna güçlü ve kararlı olmayı öğretmiştir.

Behrengi’nin hikayeleri, her zaman sorgulayan, düşünen, yoksulluğa, cehalete ve zulme cesurca karşı koyan bir öğretmenin gözlemlerinin meyvesidir. Çocuk edebiyatı için şöyle demiştir:  “Şimdi çocuk edebiyatında iki konuya dikkat etmemizin zamanıdır…

1) Çocuk edebiyatı, çocukların hiçbir şeyden habersiz, tatlı rüyalar ve hayaller dünyası ile büyüklerin toplum çevrelerinin acı, ızdırap verici ve zorlu gerçekliklerine boğulmuş karanlık ve bilinçli dünyası arasında bir köprü olmalıdır…

2) Çocuğa dakik bir dünya görüşü verilmelidir; ona göre çeşitli ahlâkî ve toplumsal konuları, toplumun sürekli değişen koşul ve durumları içerisinde değerlendirebileceği bir ölçüt verilmelidir.”

Samed BehrengiEn bilinen eseri “Küçük Kara Balık”ta devrimci bir halkı, küçük bir balıkla metaforlaştırmış, özgürlük isteğini denizlere açılmak olarak aktarmıştır. Cesaretin önemini vurgulayan Behrengi, yeniliğe açık olmayı küçük balığın arzusuyla anlatmıştır. Küçük kara balık hep aynı şeyleri yapmaktan sıkılıp tüm tehlikeleri göze alarak denize ulaşmaya çabalar. Onu engellemeye çalışanları, karşısına çıkan tehlikeli hayvanları kararlılıkla atlatır.

Şimdi ölüm çok kolay uğrayabilir bana! Ama ben yaşayabildiğim sürece ölümü karşılamaya gitmemeliyim. Elbette, bir gün ölümle karşılaşırsam -ki karşılaşacağım- önemli değil, önemli olan şu ki benim yaşamım veya ölümüm başkalarının yaşamını etkileyecek.

Alegori, yani bir düşüncenin, duygunun daha iyi kavranması için sembollerle ifade edilmesi yoluyla ülkesinin durumunu eleştiren Behrengi, İran çocuk edebiyatının en önemli isimlerinden biri olmuştur. Genç yaşta hayatını kaybeden Behrengi’nin ölümü hakkında birçok soru işareti vardır. 1968 yılında Aras Irmağı’nda ölüsü bulunmuş, yüzerken boğulduğu söylentisine kimse inanmamıştır.  Behrengî’nin Marksist-Leninist bir örgütlenme olan Halkın Fedaileri ile yakınlaşmış olduğu, bu sebeple grubun diğer üyeleri gibi İran Devleti polisinin bir istihbarat örgütü olan SAVAK tarafından işkence edilerek öldürüldüğü konuşulmaktadır.

 

*Alıntılar: Samed Behrengi, Küçük Kara Balık, Can Yay.

**Kaynak: Gamze Gizem Ertan, Samed-i Behrengî’nin Hikâyeciliği ve İran Çocuk Edebiyatındaki Yeri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir