Cinnet’in İki Farklı Yüzü

Cinnet

“Korku filmi yaparken dikkat etmem gereken tek şeyin, mantıklı açıklamalarda bulunmaktan kaçınmak olduğunu düşünüyorum. Konuya tekinsizlik katmanız gerekiyor. Freud, tekinsizlik üzerine bir yazısında tekinsizliğin sanatın hayattan daha iyi sunduğu tek duygu olduğundan bahseder. Bu benim için çok aydınlatıcıydı. Senaryo kısmında değil ama türü anlamamda çok yardımcıydı. Büyük usta H.P. Lovecraft da, “korku ve endişeye yol açacak hiçbir şeyin açıklanmaması gerektiğini” söylüyor. Bu türün en zekice yanı, seyircilerin de en sevdiği kısmı şu; izlerken ne olacağını merak ediyorlar, böylece kendilerini hikaye tarafından dışlanmış gibi, kandırılmış gibi hissetmiyorlar.”

Cinnet (The Shining), sinema tarihinin en çok yorumlanan filmlerinden biridir. Stanley Kubrick’in film hakkında bu sözleri neden bu kadar yorumlandığını, eleştirmenlerin yaza yaza bitiremediği teorilerin kaynağını açıklıyor. 1980 tarihli film, tekinsizlik ve gizemi aktarmadaki başarısıyla psikolojik gerilim türünün en iyilerinden biri oldu. Film öyle bir belirsizliğe sahip ki, her türlü açıklama hem mantıklı hem mantıksızdır. Böylece izleyicinin aklında bir soru yığını olarak kalıp kalıcılığını ispatlar.

Stephen King

Stephen Kubrick’in Türkçeye “Medyum” adıyla kazandırılan The Shining romanından uyarlama olan film, Torrance ailesinin Colorado Dağları’nın karlı eteğine inşa edilmiş Overlook Hoteline bekçilik yapmak üzere gitmeleri ve baba Jack Torrance’nin ‘cabin fever’ (kulübe çılgınlığı) adlı bunalıma girme sürecini anlatır. Kubrick’in bu filmi çekmeye karar verişi ise, Warner Bros. stüdyosunun yapımcılarından John Calley’in kitabı ona yollamasıyla gerçekleşiyor. Kubrick Calley’in ona gönderdiği kitaplardan bir tek The Shining’i beğeniyor. Kitabın konusundan, içerdiği fikirlerden ve dramatik yapısından iyi bir film çıkartabileceğini düşünüyor ve ortaya kült bir film olacak olan Cinnet çıkıyor. Kubrick kitaptan memnun, Stephen King’in metnin diline özenmediğini ama hikaye kurmada çok başarılı olduğunu düşünüyor. Ancak Stephen King, Kubrick’in çektiği filmi beğenmiyor, “motor olmayan güzel araba” olarak nitelendiriyor, sonraki yıllarda The Shining için televizyon filmini kendisi çekiyor.

Cinnet

Filmle kitap birbirinden hayli farklı. Kubrick doğaüstü unsurların büyük bir bölümünü çıkarıyor. Doğaüstü olanı psikolojik bir zemine yerleştirip akıllarda bıraktığı soru işaretlerini çoğaltıyor. Romanda kimse ölmezken Kubrick filme ölümü de katıyor. Ancak romanın karakterlerinin özü aynı, onca değişikliğe rağmen King’in metnine sadık kalmış Kubrick. Anne karakteri olan Wendy haricinde romandaki karakterlerde bir değişiklik yok. Romandaki bazı bölümleri filme dahil etmemiş. Bunu da, Jack’in babasının içki problemi veya Wendy’nin annesi gibi sayfalarca yazılmış detayın hikayeyle alakasız olduğunu düşündüğünden yapmış.

Cinnet

Film Jack Torrance’in bir otele müdürüyle iş görüşmesine gitmesiyle açılır. Jack öğretmenliği bırakmış, yazarlık kariyerine odaklanmıştır. Para kazanmak ve ailesini geçindirmek hem de romanına vakit ayırabilmek için işi istemektedir. Colorado dağlarındaki Overlook otelinin müdürü, Jack ile görüşmesi esnasında otelin Kızılderili mezarlığı üzerine kurulduğuna dair ipuçları verir. Otelin duvarları, tabloları, balta, ok gibi Kızılderili silahları film boyunca gözümüze çarpar. Görüşme esnasında müdür, otelde olan bir trajediden bahseder. Daha önce bekçilik yapmış biri cinnete sürüklenip ailesini ve kızlarını vahşice katletmiş ve intihar etmiştir. Adının anlamı “göz ardı etmek” olan Overlook otelin geçmişinde, üstü örtülmüş bir kızılderili soykırımı ve trajik bir cinayet vardır. Jack Torrance işi yine de kabul eder.

Cinnet

Jack ve eşi Wendy’nin oteldeki ilk ayları sıradan ve hatta güzel geçerken, oğulları Danny “shining” denilen geçmişten ya da gelecekten görüntüler görmeyi sağlayan telepatik gücü sayesinde otelde yaşananlara şahit olmaktadır. Günler geçtikçe yazamayan, dış dünyayla ve eşiyle bağı iyice kopan Jack’in hissettiği baskı artar, yavaş yavaş psikolojik bir çöküşe doğru sürüklenir. Kendi başarısızlıklarının, devasa bir otele bakmanın -ki aslında hiçbir iş yapmamakta, o yazarken otelin bakımıyla karısı ilgilenmektedir- sorumluluğuyla stresinin altında boğulan Jack yaşadığı çöküşün suçunu Wendy’de görmeye ve onu suçlamaya başlar. Doğaüstü imalar taşıyan sanrılar görmeye başladıkça psikolojisi iyice bozulur. Sonunda karısını ve oğlunu öldürmeye çalışacak, sürüklendiği cinneti kendi sonunu hazırlayacaktır.

Cinnet

King’in romanıyla Kubrick’in filminin en farklı noktası ise filmin sonunda ortaya çıkıyor. Kubrick sondaki bu büyük değişikliği şu sözlerle belirtmiş: “Büyük değişiklik filmin son yarım saatinde. King’in yazdığı sonda Jack ile Danny yüzleşiyor, Danny “sen benim babam değilsin” gibi bir şey söylüyor, sonra otelin kazanına iniyor ve otel havaya uçuyor. Yaptığımız en büyük değişiklik buydu cidden. Romanda Jack’in ailesiyle olan geçmişine yer ayrılmış, filmde aynı etkiyi birkaç küçük ipucuyla yarattık; Wendy’nin psikolog sahnesinde söyledikleri gibi. Yüz ifadesi oldukça normal duruyor, fakat korkunç bir şeyler yaşandığını hissedebiliyorsunuz. Veya otel müdürü Ullman’ın Jack’e “Karın ve oğlun burayı sevecek mi?” diye sorduğu sahne. Jack’in bakışlarından ailesinin ne düşüneceğini pek önemsemediğini anlayabiliyoruz; sonra sadece gülümsüyor ve “çok sevecekler” diyor. Demek istediğim şu; King’in hissettirmek için çok uğraştığı şeyleri birkaç kısa sahneyle sunmak mümkün. Poe alıntıları da fena değildi ancak gereksizdi. Romanının iyi bir edebiyat eseri olduğuna herkesi ikna etmek istiyor gibiydi.”

Kubrick’in Cinnet’i hakkında iki ayrı baskın görüş var: Kitapla farklarından dolayı sevmeyip kitabı tercih edenler ve filmi kitaptan daha iyi bulanlar. Özünde metne sadık kalsa da, iki cinnet’in odak noktası çok farklı. Kubrick doğaüstünün varlığını sorularla ve gizemlerle belirsizleştirirken, King’in hikayesi tam bir doğaüstü hikayesi. Kitap ya da filmi tercih edenlerde bu ayrımdan dolayı böyle bir ikileme düşüyor olabilirler. Cinayeti ve deliliği nasıl açıklamak istersiniz? Doğaüstüyle mi psikolojiyle mi? İkisi birden mi? Siz hangi Cinnet’i tercih edersiniz?

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir