BİR YEŞİLÇAM HİKAYESİ: İHSAN YÜCE BELGESELİ

17 Mayıs akşamı Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nin üç yüz kişilik salonu kapılarını çoğunluğu gençlerden ve Yeşilçam emekçilerinden oluşan bir kalabalığa açtı. Masa Dergi Mayıs sayısında bilinmeyen yönleriyle anlattığım İhsan Yüce’nin yönetmen Özgür Güzelgül ve ekibi tarafından çekilen belgeselinin ilk gösterimi yoğun bir ilgi ve beğeniyle karşılandı.

Yüzden fazla filmde oynayan, altmışa yakın senaryo yazan ve film yöneten, bir nevi Yeşilçam’ın mimarlarından İhsan Yüce’nin belgesel gösterimine davetli olarak gidiyor ve salonun fuaye alanında gösterimin başlamasını bekliyorum. O sırada hayranı olduğum, emektar tiyatro ve sinema sanatçısı Yusuf Ekşi’yi ve Yeşilçam’dan arkadaşlarını görüyorum. Yusuf abi arkadaşlarıyla bir fotoğrafını çekmem için telefonunu bana uzatıyor. Aralarında Yeşilçam’da yan rollerde görmeye alıştığımız oyuncular, emektar ışıkçılar var. Fotoğraf çekiminin ardından koyu bir sohbet başlıyor; sinemaya yıllarını vermiş bu insanların kimi zaman güldüren kimi zaman hüzünlendiren hikayelerini dinliyorum. Sinemamızın vefasızlığını, sadece iki tane ışıkla çekilen mükemmel filmleri, günümüz sinema ve dizi koşullarının sorunlarını konuşuyoruz. Söz İhsan Yüce’ye geldiğinde ise gözler doluyor, boğazlar düğümleniyor. Çok erken gitti İhsan Baba, diyor Yusuf Ekşi ve sonrasında dergide de değindiğim hikayeyi anlatmaya başlıyor:

“Cenaze namazını kıldık, mezarlığa gideceğiz. Baktık Can Yücel ortalarda yok. Her zamanki yerine gitmiştir, git de Can abiyi getir, dediler bana. Atladım arabaya, bizim sahildeki meyhaneye gittim. Baktım Can abi kederli kederli oturuyor. Mezarlığa gidiliyor abi, gelmeyecek misin, diye sordum. Şöyle bir baktı bana, buğulu sesiyle; ‘İnsan arkadaşını gömer mi yahu,’ dedi.”

Ardından fuaye alanında besteci Mazlum Çimen ve İhsan Yüce’nin eşi Zerrin Acuner görünüyor. Zerrin hanım kalabalık genç bir grubun yanına sokulup, “İhsan Yüce’yi bilir misiniz,” diye soruyor. “Sizin gibi gençleri görünce çok mutlu oldum, İhsan gençleri çok severdi,” diye devam ederek grupla sohbete koyuluyor.

Bir saatlik belgesel gösterimi yönetmen Özgür Güzelgül, kurgucu Serdar Canik ve Mazlum Çimen’in konuşmalarıyla açılıyor. Mazlum Çimen konuşmasında “Tekirdağ’dan Ağrı’ya kadar İhsan Yüce bir Anadolu’dur,” diyerek sanatçının coğrafyamız için önemine değiniyor.

Belgeselde Müjdat Gezen, İlyas Salman, Aytaç Arman, Menderes Samancılar, Cahit Berkay gibi önemli isimler Yüce ile ilgili anılarına ve sanatçının bilinmeyen yönlerine değiniyor. Önümüzdeki aylarda yerli ve yabancı pek çok festivale katılacak olan “Bir Yeşilçam Hikayesi: İhsan Yüce” belgeseli bu yılın sonlarına doğru izleyici ile buluşmaya hazırlanıyor.

Recep İlkbahar

1 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir